Klavyenin gücü

Merhaba,

Bloğumuz açılalı az zaman oldu fakat üye sayısı her gün artıyor. Yazdıklarımı okumanız beni çok sevindiriyor, hepinize teşekkür ederim. Kabak tadı veren yazılar yazarsam hemen beni uyarın olur mu? Bazen insan kendi yazdığının sıkıcılığını fark edemeyebiliyor.

Selçuk’ta yaşadığım için çok şanslıyım. İyi ki teyzemler böyle güzel bi ilçeye yerleşmişler. Teyzem blogda onlardan söz etmemem için benden söz aldı. Ailenin özel bilgilerini herkesin okumasını istemezmiş. Ben onları değil, kendi deneyimlerimi yazıyorum zaten!

Buranın doğası ve tarihi görülmeye değer. İnsanlarını da çok sevdim. Size daha önce Ceylan ile ailesinden söz etmiştim, artık onları herkes tanıyor. Babasının suçsuzluğu anlaşıldı, hepimiz bunu biliyorduk zaten. Birden hayvanlar hücum edince, antik kentteki gizli geçidi öğrenmeyen kalmadı. Orada bulunan iskelet, daha önce de yazdığım gibi basının da ilgisini çekti, böylece geçidin gizliliği falan kalmadı! Laf aramızda, arkeologlar bu durumdan çok şikâyetçi.

Gazetelerden okumuşsunuzdur ama bir kez de ben söyleyeyim, geçitte bulunan iskeletin sahibi yılan sokması sonucu ölmüş. Antik kupaları kaçırmaya çalışıyormuş. Fakat farklı gelişmeler de oluyor, onları da ileride size yine duyuracağım. İskeletin ortakları var mı, şimdi onu arıyorlar. Çok heyecanlı değil mi? Konuyla ilgili herhangi bir bilginiz varsa bana yazın, savcılığın araştırmalarına hepimiz yardımcı olalım. Klavyenin gücünü herkese gösterelim. Bana/bize (“Bize” diyorum, çünkü çok yakında Ceylan da burada yazmaya başlayacak) bloğumuz aracılığı ile ulaşabilirsiniz.

Bloğumu okuyanlara tavsiyem, mutlaka Selçuk’u ve Efes harabelerini gezmeleri…

Tarihi, cilalı taş devrine kadar uzanan Efes şehrinde çok ilginç bir şey var. Bütün yollar birbirini dik kesiyor. Bugün gezebildiğimiz Efes, Roma döneminden kalmış. Efes’in Helenistik dönemi de oldukça görkemliymiş. Deniz kıyısında olduğu için önemli bir ticaret merkeziymiş. Efes’te beni en çok etkileyen yerler Selsus Kitaplığı, Hadrian Tapınağı, Mermer Cadde, Tiyatro, Domitian Tapınağı. Dünyanın yedi harikasından biri olan Artemis Tapınağı da Efes’te. Milattan önce, Efesli bir genç tarafından yakılmış ne yazık ki.

Efes’in yakınlarında neler var derseniz, ohooo, anlatmakla bitmez. Meryem Ana Evi, Yedi Uyuyanlar Mağarası ve size sonra anlatacağım pek çok yer. Buraları çok sıcak havada gezecekseniz, mutlaka şapkanızı yanınıza almalısınız. Antik kentin öyle birkaç saatte gezilebileceğini zannetmeyin, bütün gününüzü tamamıyla ayırsanız yine yetmez. Çünkü kalıntılar çok geniş alana yayılmış.

Geçenlerde teyzemlerle Şirince’ye gittik, buraya çok yakın bir köy. Biliyor musunuz, ilginç bir şey öğrendim. Maya takviminde işaret edilen, kıyamette ayakta kalacak yerlerden biri Şirince’ymiş. Buna inanıp inanmamak size kalmış sevgili okurlarım! Şirince’yi, çektiğim fotoğrafları da ekleyerek, uzun uzun yazacağım.

Önümüzdeki günlerde teyzemlerle Pamucak’a gideceğiz; denizi, kumu en güzel yerlerden birisi, Efes’e yakın. Orayı da size anlatırım.

Eyvah! Yine çok uzun yazdım. Umarım sıkılmadan okumuşsunuzdur. Lütfen klavyenin gücünü gösterelim, Efes’i kötü niyetli kişilerin elinden kurtaralım!

 

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir